Menü

Assassin’s Creed Odyssey İncelemesi

0

 Bütün Yunanistan’ı ele geçiren tarikata karşı bir kılıç!

Yılın en büyük RPG bombalarından biri şüphesiz Assassin’s Creed Odyssey. Seri artık The Witcher savaş mekaniklerine iyice yedirilmiş bir şekilde AC:Origins’in  yeşil ve mavi boya fırçalarıyla boyanmış hali gibi olsa da AC:Odyssey bu yıl büyük ses getirdi. Oyunun en büyük eleştirisi ise Origins’in üstüne çok bir şey katmaması, neredeyse aynısı olmasıydı. Ama 100 saat boyunca Antik Mısır’ın her yerini gezen birisi olarak söylüyorum: Odyssey, Origins’den oldukça farklı ve muhteşem. Gelin yılın en iyi RPG oyununa şöyle bir bakalım.

Alexios mu Kassandra mı?

Bir önceki oyun Origins’de Animus’a giren ablamız Layla Hassan bu oyunda da başrolde. Kendisi efsanevi Leonidas’ın mızrağını buluyor ve Heredot’un Hazinelerini aramaya başlıyor. Oyunda 2 ana karakter var. İstediğimizi seçebiliyoruz ve bu iki karakter arasında hikayesel ve oynanışsal herhangi bir fark yok. Ben oyunu iki karakter ile de oynadım ve aralarında bir fark olmadığını söyleyebilirim.

Oyuna Kepphalonia adasında başlıyoruz ve ufak öğreticiler ile oyuna alışıyoruz. Eğer Origins’i oynadıysanız, yabancılık çekmezsiniz. Oyun o adadan sonra sizi bütün Yunanistan’a salıyor ve isteğinizi yapabiliyorsunuz. Oyunda yapılacak tonla şey var ve hepsinden sırası gelince bahsedeceğim.

Ege Kıyılarında gezerken…

Assassin’s Creed Odyssey grafiksel olarak gayet başarılı bir oyun. Oyunun yansıttığı doğa oldukça renkli ve canlı. Harita bütün Yunanistan’ı kapsıyor. Antik Yunan şehirleri oldukça büyük ama içi boş ve sıkıcılar. Doğada daha fazla vakit geçirmenizi öneririm. Oyunda yapılacak etkinlikler oldukça fazla. İsterseniz klasik outpost temizleme görevlerini yapabilirsiniz, etrafta avcılık yapabilirsiniz veya Yunanistan’ı ele geçirmek için inandığınız taraf için savaşabilirsiniz!

Oyun Ege Denizi’nde geçtiği için gemilerin oyundaki rolü oldukça büyük ve siz de gemi ile bolca vakit geçiriyorsunuz. Geminizi bol bol geliştirmelisiniz çünkü bazı gemi savaşları oldukça zorlu geçebiliyor.

Sparta mı? Atina mı?

Oyun bildiğiniz gibi Peloponez Savaşı döneminde geçiyor. Tarihte bu olay Sparta ve Atina şehir devletlerinin ufak tartışmaları ile başlayıp, bütün Yunanistan’ı içine sokan bir savaş. Savaş Atina’nın fethi ile son buluyor. Oyunda ise inandığınız taraf için savaşabiliyorsunuz.

Oyun bölgelere ayrılmış durumda ve bu bölgelerin bir hakimi var. Bu bölgelerdeki yöneticilerin nüfuzunu azalttıkça diğer taraf burayı işgale başlıyor ve biz de istersek hakimiyet ve ödüller için bir meydan savaşına katılabiliyoruz. Sözde çok güzel olsa da pratikte bu sistem oldukça kötü, çok büyük bir şey beklemenizi önermem.

Odyssey ile oyun güzel bir skill tree’ye kavuşmuş. Oyunda pek çok aktif ve pasif yetenekler var. Bunları kendinize göre kullanabiliyorsunuz. Ayrıca oyunda 3 farklı dövüş stili var. “Hunter” sizin oklarla verdiğiniz hasarı arttırıyor, “Warrior” yakın dövüş siahlarınızla verdiğiniz hasarı etkiliyor, “Assassin” ise sizi ölümcül ve suikastçi yapmak için bonuslar sağlıyor.

Artık oyundaki zırhlar da sadece kozmetik değiller. İstediğimiz gibi zırh giyebiliyoruz ve bu zırhlar oyunumuzu etkiliyor.

Assassin’s Creed Odyssey sizi oynanış bakımından oldukça özgür bırakıyor ve zevk almanızı önemsiyor. Keyifli Oyunlar…

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.